Ayın Balıkçılığa Etkisi

AYIN BALIKÇILIĞA ETKİSİ

  • Solunar Teorisi

Dünyada yaşayan tüm yaşam formlarının gökyüzünde bulunan yıldızların çekim güçlerinden etkilendiği bilimsel anlamında bir gerçek olmaktadır. Anlaşılan şudur ki, tüm canlıların anlık hareketlerinde büyük bir teshir oluşturmaktadırlar. Buna istinaden tüm canlıların etkilendiği özellikle deniz canlılarının etkilendiği zaman ve günler batı bölgesinde ‘Solunar Takvimi’ ile açıklanmaktadır.

 

Ay ve güneşin canlılar üzerindeki davranışlarına etki edebilen ve hareketlerinde bir yoğunluk meydana getirdiği, bu iki unsurun bulunduğu pozisyonlara göre canlıların üzerindeki yoğunluğun belirli zamanlar içerisinde kaldığının farkına varılmasına ve bu takvimin de meydana gelmesine neden olacaktır.

Özellikle oluşan bu yoğunluğun ‘yeni ay zamanı’ yani ayın gece görülmediği zamanlar en üst noktaya ulaştığı da gözlemlenmiş olmaktadır. Denizlerde meydana gelen gel – git olayları bu yoğunluğun bir başka yansıma şekli olmaktadır.

 

  • Solunar Teorisi Kim Tarafından ve Nasıl Geliştirilmiş Olmaktadır?

John Alden Knight tarafından 1926 yılında yerel olan bir bilgiyi geliştirmek ve ilimi bir düzene oturtabilmek için çalışmalarına başlamaktadır. Bay Knight bu çalışmalara ‘Solunar’ adını vermiştir. 33 farklı unsurdan oluşan tuzlu su ve tatlı su balık türlerinin gün içindeki hareketlerini listelemiş olmaktadır. Etkenler üzerinde hal ve hareketleri mümkün olduğunca kayıt altına almıştır. Her unsuru kendisi test etmiştir ve eleme işlemini yaparak sonucunda sadece üç unsurun çok fazla etkili olduğunu tespit etmiştir. Bu üç unsur; Güneş, Ay ve Gel – git olayı olmaktadır.

Güneş’in tek başına her gün için aynı etkiyi göstermediğini, seyrettiği rotanın uzun bir zaman aralığında minimum derecede bir farklılık sergilediği konusunda bilgisi bulunmaktaydı. Hatta bazı balık türlerinin gün içindeki herhangi bir vaktinde ya da gece gözükmesi ayın da kendi başına tamamlayıcı bir özellik olmadığının bir göstergesidir. Gel – git olaylarının kapalı deniz ya da iç sularda sağladığı etkiden söz etmek mümkün olmamaktadır. Aslında okyanus kıyılarında balıkçılıkla uğraşan insanlara rehberlik yapabilmekteydi. Bu durumda yalnızca onlara yol gösterici olmaktaydı.

Yapılan araştırmalar ve çalışmalar ilerleme gösterdikçe, Ayın yükselme ve alçalması ile doğru orantılı ve Güneş’le bağlantı içinde olan gün ortasında kısa bir zaman aralığı ile ilgili davranışın oldukça önemli bir tespiti yapılmaktadır. Bu durumu ana dönem ve ara dönem olmak üzere iki gruba ayırmışlardır. İki dönem içinde kalan ve etkinliklerin en üst seviyeye çıktığı zaman aralıklarının da varlığını belirtmektedir.

 

 

  • Yapılan Deneyler ve Çalışmalar

İlk deney John Alden Knight tarafından iki yüz adet balık avlanarak yapılmıştır. Yapılan tüm avların Solunar vakitlerinin Yeni ay dönemi içinde yüzde doksan oranında oldukça büyük bir başarı elde ettiğini tespit etmişlerdir. 1935 ve 1939 yılları arasında kara avı kuşları ve hayvanlarının tamamını da içine alan daha detaylı bir araştırma sayesinde genişletildi ve çıkan sonuç aynı olmuştur. Memnun eden ilk bilimsel ve akademik çalışmayı Northwestern University içerisinde mikrobiyolog olan Dr. Frank A. Brown, Chicago çevresindeki laboratuarında istiridyeler üzerinde hasbelkader gözlem yapmıştır. İstiridyelerin ise belli zaman aralarında kabarma etkisi göstererek ağızlarının açtıklarını fark etmiştir. Bu durumun okyanuslarda gerçekleşen gel – git olayı ile aynı zamanda gerçekleştiğini anlaşılmaktadır. Gel – git olayı esnasında denizin kabarması sonucunda istiridyelerin açıldığını gören Dr. Frank A. Brown bu durum deniz seviyesinin değişiklik göstermesinden mi yoksa yalnızca ayın gücünden mi gerçekleştiğini anlayabilmek için deneylerini okyanus içerisinde devam ettirmiştir. İlk iki hafta boyunca gel – git ile aynı tepkiyi sergileyen canlılar sonraki zamanlarda farklı zamanlama ile tepki göstermeye başlamış olmaktadırlar. Bu durumun sebebini de araştıran Dr. Brown, bu unsurun tam anlamıyla Ayın baş üstüne ya da ayak altına geldiği zamanlar içerisinde meydana geldiğini görmüştür.

 

 

  • Doruk Günler

Hava ve beslenme şartları uygun şartlara sahip olursa eğer, Güneş’in ilk ışıklarını yaymaya başladığından itibaren ya da son ışıklarını yaymaya yakın bir zamanda ilk bir ya da iki saat içinde olmaktadır. Ayrıca her ay içinde olan yeni ay ve dolunay zamanı bu etki en üst noktaya ulaşmaktadır. Balıklar koktukları ya da gördükleri her şeye ayırt etmeksizin atlayabilirler. Bu yoğunluk her noktada üçer günlük zamanlarda Ayın son çeyrek bölümüne gelene kadar miktar olarak azalma göstermektedir.

 

 

  • Doruk Aylar

Haziran ayı, diğer aylara göre bu ilişkinin en fazla olduğu ay olmaktadır. Bu ayda dolunay zamanı güneş ve ay genelde birbirlerinin karşı tarafında yer almaktadır. Tam anlamıyla karşı karşıya geldikleri anda çok kısa bir süre gökyüzünde görünmez bir hal almaktadırlar. Ayın güneş ışıklarını yansıtamadığı an yani yeniay zamanı, ay ve güneşin uzaydaki davranışlarında en müthiş kuvvete birlikte ulaşmış olduğu uyum anı olmaktadır. Güneş sisteminin başka birçok yıldız sistemleri ile arasında oluşan etkileşimin sağlandığı ve diğer gün, ay ve yıllara benzemeyen bir duruma geldiği zamanlar olmaktadır.

  • Doruk Zamanlar

Solunar döneminin düşüşe geçmesi, Güneş’in doğuşu ve batışı sırasında en fazla bir saat içerisinde gerçekleşmektedir ve bu sırada avın verimli olabilmesi için büyük bir fırsat yakalanabilir. Ay doğarken ya da batarken bu fırsatı aynı şekilde devam ettirebiliriz. Mevsimlere denk gelen yeni ay ve dolunay zamanları bir fırsat olarak kullanılabilir.

 

  • Balık Avının Süresi

Usta hale gelmiş balıkçılar, balıkların her daim beslenmediklerini bilmektedirler. Bazı sebeplerden canlı ya da yapay yemlere saldırdıklarını da bilmektedirler. Solunar teorisini meydana getiren John Alden, balıkların bir gün içerisinde tek haneli saatlerde beslenmelerini sağladıkları ve gerçek balıkçılığın bu saatler içerisinde de hava ve beslenme koşullarının uyumluluğuna göre yapılabilirliliği olduğunu belirtmektedir. Ayrıca bu beslenme saatlerinin bir ya da iki saat gibi zamanda müthiş bir şekilde gerçekleştiğini söylemektedir.

 

  • Meteorolojik Etki

Havanın bu teorideki tesirinin de oldukça önemli bir yeri bulunmaktadır. Ani koşullar altındaki sıcaklık değişimi ve barometrede gösterilen hava basınç değerlerinin alçalması ve yükselmesi avın verimli duruma gelmesine etki etmektedir.

Barometrenin hızlı şekilde düşüşü, anormal bir havanın habercisi olmaktadır. Bu yüzden yaşamdaki varlıklar, olumsuz hava şartlarının gelmesini hissederek çok daha güvenli alanlara çekilmektedirler. Böyle durumlarda balıklar derinlere inmekte ve hareketsiz şekilde beklemektedirler. Bu yüzden kuzey yönünden gelen hızlı cephe yöntemlerinde ve rüzgar durumlarında kıyı bölgelerinden balık tutma verimi de azalmaktadır.

İstanbul’da sürekli söz edilen meşhur balıkçı sözleri bulunur; ‘Poyraz var balık yoktur’ ya da ‘ Gün doğrusu eser balık kaybolup gider’ ve ‘Bugün karayel esiyor balık olmaz’ gibi söylemler bilinmektedir. Tabi ki bu söylemler coğrafi konumlara göre değişmektedir bunu da bilmemiz gerekmektedir.

 

  • Solunar Zamanının Hesaplanması

Solunar dönemlerinin doğru hesaplanmasını sağlamak için; Ay ve Güneş’in gökyüzündeki yerlerine ve görünebilen biçimlerine bağlantılı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumu da iki gruba ayırarak incelenilmesi gerekmektedir.

Ana dönem içerisinde, gökyüzüne ve yer meridyenlerine aynı zamanlarda denk gelen geçişlerde meydana gelen yer çekimi kuvveti. (Gel – git olayı) Bu dönem bir tam gün için geçerli olmaktadır.

Ara dönem içerisinde ise, Bu dönem bir tam gün içindeki belli süre aralıkları olmaktadır. Bu iki faktörün yani ay ve güneşin ufukta gözüken doğuş ve batışlarının doğal bir sonucu olarak bulunduğumuz alanda 90 ve 270 derecelerdeki açılar içerisinde meydana gelen uyumlu artış şartları olmaktadır.

 

 

  • Ayın altımızda ya da üstümüze olması ne anlama gelmektedir?

Bu olgunun anlamı, ayın tam olarak tepemizde konum alması ile üstümüzde ya da Dünya’nın arkasında bulunması ile ayaklarımızın altında olması anlamına gelmektedir.

Ara ve ana dönem olarak adlandırdığımız bu iki dönem, avın azalmasının ve çoğalmasının haberini vermemektedir. Sadece o gün içerisinde avcılığın en verimli av zamanının en üst seviyeye ulaşabileceği anı açıklamaktadır.

  • Formüller

Ana dönem içerisinde, ay üstümüzde olmaktadır.

Ara dönem içerisinde, ayın doğuşu yani yükselişi olmaktadır.

Ana dönem içerisinde, ay ayaklarımızın altında olmaktadır.

Ara dönem içerisinde, ayın batışı olmaktadır.

  • Ek Bilgiler

Ay her daim çok fazla yükseltide görünmeyebilmektedir. Her zaman ufukta dahi olabilmektedir.

Ay doğu yönünden doğmaktadır.

Ayın tepemizde olması yer yüzünde bulunduğumuz duruma bağlı olmaktadır.

Ay batı yönünden batmaktadır.

Ayın ayaklarımızın altında olması bulunduğumuz durumun karşı tarafında yani dünyanın arka kısmında kalmış olması anlamına gelmektedir.

  • Ayın Bir Aylık Süre İçerisindeki Evreleri

Çeşitli zamanlarda ayın takip ettiği rotayı çıplak gözle izlediğimiz zaman ayın dünyadan görülen görüntüsündeki farklılıkların izlenimlerini yapabilirsiniz. Ay ve Güneş’in çeşitli dönemlerinde her aşamaya bağlantılı oluşumları bir ay süre boyunca değişik görüntülerde oluşmaktadır. (Yeniay – gökyüzünde görülen ay görünmez olmaktadır.)

Paylaşın

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.